p-ISSN: 1306-696x | e-ISSN: 1307-7945
Cilt : 29 Sayı : 5 Yıl : 2024

Hızlı Arama




SCImago Journal & Country Rank
Turkish Journal of Trauma and Emergency Surgery Üç parçalı proksimal humerus kırıklarında altgruplar ve tespit farklılıkları [Ulus Travma Acil Cerrahi Derg]
Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. 2023; 29(5): 627-632 | DOI: 10.14744/tjtes.2022.95482

Üç parçalı proksimal humerus kırıklarında altgruplar ve tespit farklılıkları

Taner Bekmezci1, Serdar Kamil Çepni2
1Özel Muayenehane, Ortopedi ve Travmatoloji, İstanbul
2Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği, İstanbul

AMAÇ: Bu çalışmada, plak vida ile tespitin en sık kullanıldığı grup olan üç parçalı proksimal humerus kırıklarının morfolojik farklılıklarının belirlenmesi ve farklı vakalarda uygulanan yöntemlerin fonksiyonel ve radyolojik sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlandı.
GEREÇ VE YÖNTEM: Üç parçalı proksimal humerus kırığı olan 29 hasta (6 erkek-23 kadın) değerlendirildi. Ortalama yaş 64 idi. Hastalar kırık tiplerine göre 3 gruba ayrıldı. Grup 1, valgus impaksiyon kırığı olan sekiz hastayı içeriyordu. Grup 2, redüksiyon sonrası kolayca stabilite sağlanan 11 hastayı içeriyordu. Grup 3, prokurvatum varus açılanması, fragmanlar arasında önemli yer değiştirmesi olan ve fiksasyon olmadan medial kortikal devamlılığın sağlanamadığı on hastadan oluşuyordu. Tüm hastalar minimal invaziv deltoid split yaklaşım yöntemi ve kilitli anatomik plak vida oste-osentezi ile ameliyat edildi. Grup 1 hastalarda başın valg olduğu alan kortiko-kansellöz allogreft ile dolduruldu. Grup 2 hastalarına greftleme veya metafizer bası uygulanmadı. Grup 3 hastalarda kemik defekti bölgesine metafizyal kompresyon tekniği uygulandı. Ameliyat sonrası ve son takipte sefalodiyafiz açıları ölçüldü. Fonksiyonel değerlendirme için Constant Murley skoru kullanıldı.
BULGULAR: Hastalar ortalama 27.6 ay takip edildi ve ortalama 3.6 ayda tüm hastalarda kaynama görüldü. Üç hastada erken vida migrasyonu, bir hastada geç vida migrasyonu izlendi. 24 mükemmel ve 5 iyi sonuç gözlendi. Sefalodiyafiz açıları 139.42 dereceden 136.13 dereceye düştü. Son kont-rol sefalodiyafiz açılarının gruplara dağılımında grup 2 ve grup 3 değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlendi.
TARTIŞMA: Bu çalışmada, greftleme stabil valgus impakte kırıkların fonksiyonel skorlarının ve medial desteği yetersiz olan stabil olmayan kırıkların metafizyal kompresyonunun stabil 3 parçalı kırıklar kadar iyi olduğunu bulduk. Neer tip 3 kırıklar alt grupları ile birlikte değerlendirilmeli, gruplara özel tespit ve stabilite artırıcı çözümler düşünülmelidir.

Anahtar Kelimeler: Kilitli plak, proksimal humerus kırığı, MIPO; Neer tip 3; valgus impakte kırık.

Subgroups and differences of fixation in 3-part proximal humerus fractures

Taner Bekmezci1, Serdar Kamil Çepni2
1Private Practice Orthopaedics and Traumatology, İstanbul-Türkiye
2Department of Orthopedics and Traumatology, Umraniye Training and Research Hospital, İstanbul-Türkiye

BACKGROUND: This study aimed to determine the morphological differences of three-part proximal humerus fractures, the group in which plate screw fixation is most frequently used, and to evaluate the functional and radiological results of the methods applied for different subgroups.
METHODS: Twenty-nine patients (6 males and 23 females) with three-part proximal humerus fractures were in the study, with an average age of 64. The patients were in three groups according to their fracture types. Group 1 included eight patients with valgus impaction fracture. Group 2 included eleven patients with easily achieved stability after reduction. Group 3 consisted of ten patients with procurvatum varus angulation, a significant displacement between fragments, and in whom medial cortical continuity was not maintained without fixation. All patients underwent surgery with a minimally invasive deltoid split approach method and locked ana-tomic plate screw osteosynthesis. In group 1 patients, the space in the area where valgization is present in the head was filled with cortico-cancellous allografts. No grafting or metaphyseal compression took place in Group 2 patients. In group 3 patients, the metaphyseal compression technique was applied to the bone defect area. Cephalodiaphyseal angles (CDA) were measured at the postoperative and final follow-up. The constant Murley score made the functional evaluation.
RESULTS: The patients were followed for an average of 27.6 months, and the union was present in all patients for an average of 3.6 months. Early screw migration was present in three patients, and late screw migration was in one patient. There were twenty-four excellent and 5 good results. CDA decreased from 139.42° to 136.13°. A statistically significant difference was present between the values of Groups 2 and 3 in the final control CDA of the groups.
CONCLUSION: In this study, the functional scores of grafting stable valgus-impacted fractures and metaphyseal compression of unstable fractures with insufficient medial support were as good as stable 3-part fractures. Considering neer type 3 fractures should be evaluated with their subgroups, and fixation and stability-enhancing solutions specific to the groups are essential.

Keywords: Locking plate, minimally invasive plate-screw osteosynthesis, neer type 3; proximal humerus fracture; valgus impacted fracture.

Taner Bekmezci, Serdar Kamil Çepni. Subgroups and differences of fixation in 3-part proximal humerus fractures. Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. 2023; 29(5): 627-632

Sorumlu Yazar: Serdar Kamil Çepni, Türkiye
Makale Dili: İngilizce