p-ISSN: 1306-696x  |  e-ISSN: 1307-7945
Büyük eklem çıkıklarında tıbbi malpraktis davalarının adli analizi: 64 olgunun geriye dönük analizi [Ulus Travma Acil Cerrahi Derg]
Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. 2026; 32(10): 1243-1249 | DOI: 10.14744/tjtes.2026.25500

Büyük eklem çıkıklarında tıbbi malpraktis davalarının adli analizi: 64 olgunun geriye dönük analizi

Yusuf Atan1, Muhammed Fatih Yaman2, Ibrahim Uzunlu3, Huseyin Cagri Sahin2, Muhammed Oduncu2, Mehmet Ali Yıldız4, Mustafa Bilal Ceylan2, Serkan Bayram5
1Adalet Bakanlığı, Adli Tıp Kurumu, İstanbul-Türkiye; Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı, Bilecik-Türkiye
2Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı, Bilecik-Türkiye
3İstanbul Medeniyet Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı, İstanbul-Türkiye
4Adli Tıp Kurumu, Alanya Müdürlüğü, Antalya-Türkiye
5İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı, İstanbul-Türkiye

AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, büyük eklem çıkığı olgularıyla ilgili tıbbi malpraktis davalarının özelliklerini incelemektir.
GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmada, 2018 ile 2024 yılları arasında sonuçlanan tıbbi malpraktis içeren büyük eklem çıkığı olgularını analiz etmek üzere veri tabanımız kullanılmıştır. Her olgu için eksiksiz ve ayrıntılı bir veri seti toplanmıştır. Bu veriler arasında hastaların demografik bilgileri (yaş ve cinsiyet), çıkığın anatomik konumu (ayak bileği, diz, kalça, el bileği, dirsek, omuz ve akromiyoklavikular eklem), çıkığın altta yatan nedeni, talebin gerekçeleri, olası komplikasyonlar ve her olgunun kendine özgü özellikleri yer almaktadır.
BULGULAR: Bu retrospektif çalışmada, 2018 ile 2024 yılları arasında Adli Tıp Kurumu'na sevk edilen 64 büyük eklem çıkığı olgusu analiz edildi. Hastaların ortalama yaşı 30.21±15.3 yıl idi ve %60.9'u erkek, %39.1'i kadın idi. Üst ekstremite çıkıkları olguların %78.1'ini oluşturuyordu ve en sık görülen bölge dirsek idi. Hastalar üniversite hastanelerinde (%12.5), eğitim ve araştırma hastanelerinde (%57.8) ve özel hastanelerde (%19.7) tedavi görmüştü. Elli hastada (%78.1) komplikasyon gözlendi ve en sık görülen komplikasyon eklem hareket kısıtlılığıydı. En yaygın şikayet gecikmiş tanı (%37.5) idi; bunu uygun olmayan postoperatif yönetim ve ihmal izledi. Kurul, olguların %35.9'unu malpraktis olarak değerlendirdi ve konservatif tedavi ile malpraktis arasında anlamlı bir ilişki olduğunu belirledi. Yirmi iki olguda tıbbi malpraktis kararında hekim suçlu bulunurken, bir olguda ise malpraktis bir sağlık çalışanına atfedildi.
SONUÇ: Büyük eklem çıkığı olgularında malpraktis davalarının başlıca nedenleri geç teşhis ve yetersiz ameliyat sonrası bakımdı. Konservatif tedavi, yüksek malpraktis oranlarıyla ilişkilendirildi. Tıbbi malpraktis riskini azaltmak için erken teşhis yöntemlerinin standartlaştırılması ve kapsamlı bir ameliyat sonrası takip yapılması gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: Acil ortopedi, eklem çıkığı, malpraktis, omuz, üst ekstremite


Forensic analysis of medical malpractice claims in major joint dislocations: retrospective analysis of 64 cases

Yusuf Atan1, Muhammed Fatih Yaman2, Ibrahim Uzunlu3, Huseyin Cagri Sahin2, Muhammed Oduncu2, Mehmet Ali Yıldız4, Mustafa Bilal Ceylan2, Serkan Bayram5
1Council of Forensic Medicine, Ministry of Justice, İstanbul-Türkiye; Department of Forensic Medicine, Bilecik Şeyh Edebali University, Bilecik-Türkiye
2Department of Forensic Medicine, Bilecik Şeyh Edebali University, Bilecik-Türkiye
3Department of Orthopedics and Traumatology, İstanbul Medeniyet University, İstanbul-Türkiye
4Councik of Forensic Medicine, Alanya Directorate, Antalya-Türkiye
5Department of Orthopedics and Traumatology, İstanbul University İstanbul Faculty of Medicine, İstanbul-Türkiye

BACKGROUND: The objective of this study was to examine the characteristics of medical malpractice claims related to major joint dislocation cases.
METHODS: Our database was used in the study to analyze major dislocation cases involving medical malpractice that were closed between 2018 and 2024. A complete and detailed dataset was collected for each case. This included information such as patients' demographics (age and sex), the specific anatomical location of the dislocation (ankle, knee, hip, wrist, elbow, shoulder, and acromioclavicular joint), the underlying cause of the dislocation, rationales for the claim, complications, and unique characteristics of each case.
RESULTS: This retrospective study analyzed 64 cases of major joint dislocation referred to the Council of Forensic Medicine between 2018 and 2024. The mean age of patients was 30.21±15.3 years, with 60.9% being male and 39.1% being female. Upper extremity dislocations accounted for 78.1% of cases, with the elbow being the most common site. Patients were treated at university hospitals (12.5%), education and research hospitals (57.8%), and private hospitals (19.7%). Complications were observed in 50 patients (78.1%), with restricted joint mobility being the most common complication. The most prevalent complaint was delayed diagnosis (37.5%), followed by inappropriate postoperative management and negligence. The board deemed 35.9% of cases as malpractice, with a significant association between conservative treatment and malpractice. In 22 cases with malpractice rulings, the physician was deemed culpable, whereas in one case, malpractice was assigned to a healthcare worker.
CONCLUSION: The primary causes of malpractice claims in major joint dislocation cases were delayed diagnosis and inadequate postoperative care. Conservative treatment was associated with high rates of medical malpractice. To reduce the risk of medical malpractice, it is necessary to standardize early diagnosis methods and ensure comprehensive postoperative follow-up.

Keywords: Emergency orthopedics, joint dislocation, malpractice, shoulder, upper extremity


Sorumlu Yazar: Serkan Bayram, Türkiye
Makale Dili: İngilizce
×
APA
NLM
AMA
MLA
Chicago
Kopyalandı!
ATIF KOPYALA
LookUs & Online Makale