Background: This study evaluated the effects of reduction quality and surgical approach on functional outcomes and the relationship between radiological and clinical results after acetabular fracture surgery.
Methods: Sixty five patients who underwent surgical treatment for acetabular fractures between 2013 and 2021 were retrospectively reviewed. Functional outcomes were assessed using the Merle d'Aubigné score, radiological outcomes according to Matta criteria, and complications including heterotopic ossification and avascular necrosis. Multivariable logistic regression was performed to identify independent predictors of functional outcome
Results: Anatomical reduction was achieved in 76.9% of patients, while 69.2% achieved good-to-excellent functional outcomes. Radiological and clinical outcomes showed moderate correlation (r=0.44, p<0.001) but low agreement (κ=0.34, p=0.005), with a radiological-clinical mismatch in 26.1% of patients. Combined approaches were associated with longer operative time and higher heterotopic ossification rates, while no statistically significant difference in functional outcomes was detected between the approach groups. Avascular necrosis related changes were observed only in the Kocher-Langenbeck group, although this difference was not statistically significant (p=0.348). Reduction quality was the only independent predictor of good-to-excellent functional outcome (OR=5.15, p=0.015).
Conclusion: Reduction quality is the strongest predictor of functional outcome after acetabular fracture surgery. Radiological success does not always translate into favorable clinical outcomes, highlighting the importance of combining radiological and functional assessment during postoperative evaluation.
Keywords: Acetabular fracture, reduction quality, functional outcome, avascular necrosis, heterotopic ossification
Amaç: Bu çalışma, asetabulum kırığı cerrahisi sonrası redüksiyon kalitesi ve cerrahi yaklaşımın fonksiyonel sonuçlar üzerindeki etkilerini ve radyolojik sonuçlar ile klinik sonuçlar arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
Yöntem: 2013–2021 yılları arasında asetabulum kırığı nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan 65 hasta retrospektif olarak incelendi. Fonksiyonel sonuçlar Merle d'Aubigné skoru, radyolojik sonuçlar Matta kriterleri kullanılarak değerlendirildi. Ayrıca heterotopik ossifikasyon ve avasküler nekroz gibi komplikasyonlar kaydedildi. İyi-mükemmel fonksiyonel sonucu öngören bağımsız faktörleri belirlemek amacıyla çok değişkenli lojistik regresyon analizi yapıldı.
Bulgular: Hastaların %76,9’unda anatomik redüksiyon sağlanırken, %69,2’sinde iyi-mükemmel fonksiyonel sonuç elde edildi. Radyolojik ve klinik sonuçlar arasında orta düzeyde korelasyon (r=0,44, p<0,001), ancak düşük düzeyde uyum (κ=0,34, p=0,005) saptandı ve hastaların %26,1’inde radyolojik-klinik uyumsuzluk gözlendi. Kombine yaklaşımlar daha uzun operasyon süresi ve daha yüksek heterotopik ossifikasyon oranları ile ilişkiliyken, yaklaşım grupları arasında fonksiyonel sonuçlar açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. Avasküler nekroz ile ilişkili değişiklikler yalnızca Kocher-Langenbeck grubunda gözlenmekle birlikte, bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,348). Redüksiyon kalitesi, iyi-mükemmel fonksiyonel sonuç için tek bağımsız prediktör olarak bulundu (OR=5,15, p=0,015).
Sonuç: Asetabulum kırığı cerrahisi sonrası fonksiyonel sonucu öngören en güçlü belirleyici redüksiyon kalitesidir. Radyolojik başarı her zaman olumlu klinik sonuçlara karşılık gelmemektedir. Bu nedenle postoperatif değerlendirmede radyolojik ve fonksiyonel sonuçların birlikte ele alınması büyük önem taşımaktadır.
Anahtar Kelimeler: Asetabulum kırığı, redüksiyon kalitesi, fonksiyonel sonuçlar, avasküler nekroz, heterotropik ossifikasyon