p-ISSN: 1306-696x  |  e-ISSN: 1307-7945
Comparison of intraabdominal adhesions formation following implantation of synthetic, biosynthetic, and biologic meshes in a rat model. [Ulus Travma Acil Cerrahi Derg]
Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. Ahead of Print: UTD-87933

Comparison of intraabdominal adhesions formation following implantation of synthetic, biosynthetic, and biologic meshes in a rat model.

Şeref Oray1, ATIL ÇAKMAK2
1Başakşehir Çam And Sakura City Hospital
2Ankara University Department Of General Surgery

Background: Intra-abdominal adhesions remain a significant challenge in incisional hernia repair, often leading to complications such as bowel obstruction and chronic pain. Although various prosthetic meshes have been developed, their comparative adhesion profiles are not fully elucidated. This experimental study aimed to compare the severity of intra-abdominal adhesions and associated histopathologic reactions induced by synthetic, biosynthetic, biological, and chemically treated meshes in a standardized rat model.
Materials and methods: Fifty Wistar albino rats were randomly assigned to five groups (n=10 each): control, polypropylene mesh (Prolene®), polypropylene mesh impregnated with tissue adhesive (Tisseel®), dual mesh (Gore® DualMesh®), and biological mesh (Permacol®). A standardized 2×2 cm full-thickness abdominal wall defect was created in each animal, followed by intraperitoneal mesh implantation. On postoperative day 30, macroscopic adhesions were assessed using the Modified Diamond Scale. Histopathological evaluation included grading of fibrosis, inflammation, vascular proliferation, and giant cell reaction. Statistical analysis was performed using Kruskal–Wallis and multiple comparison tests.
Results: Prolene mesh demonstrated the highest adhesion severity (mean Modified Diamond Score: 2.80 ± 1.23), significantly greater than biological mesh (p=0.010), dual mesh (p=0.002), and tissue adhesive–impregnated Prolene (p=0.033). Fibrosis and inflammation were also most pronounced in Prolene and dual meshes, whereas biological mesh exhibited milder reactions (fibrosis p=0.028; inflammation p=0.033 compared to Prolene). Vascular proliferation and giant cell counts were significantly lower in the biological mesh group (p=0.004 and p<0.001, respectively).
Conclusion: Biological and dual meshes, as well as meshes treated with tissue adhesive, resulted in significantly less adhesion formation and reduced histopathologic response compared to untreated polypropylene mesh. Although no material completely prevented adhesions, low-porosity meshes and anti-adhesive strategies appear promising for reducing adhesion-related morbidity in intraperitoneal hernia repair. Further studies are needed to confirm these findings and optimize mesh selection.

Keywords: Animal Model, Incisional Hernia, Intra-Abdominal Adhesions, Surgical Mesh


Rat modelinde sentetik, biyosentetik ve biyolojik ağların implantasyonunu takiben karın içi yapışıklık oluşumunun karşılaştırılması

Şeref Oray1, ATIL ÇAKMAK2
1Başakşehir Çam Ve Sakura Şehir Hastanesi
2Ankara Üniversitesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

Amaç:
İntraabdominal adezyonlar, insizyonel herni onarımında bağırsak obstrüksiyonu ve kronik ağrı gibi komplikasyonlara yol açabilen önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Çeşitli prostetik mesh materyalleri geliştirilmiş olmakla birlikte, bu materyallerin adezyon profillerinin karşılaştırmalı değerlendirmesi tam olarak ortaya konulamamıştır. Bu deneysel çalışmada, standartlaştırılmış bir sıçan modelinde sentetik, biyosentetik, biyolojik ve kimyasal olarak modifiye edilmiş meshlerin oluşturduğu intraabdominal adezyon şiddeti ve buna eşlik eden histopatolojik reaksiyonların karşılaştırılması amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem:
Elli adet Wistar albino sıçan rastgele beş gruba ayrıldı (her grupta n=10): kontrol, polipropilen mesh (Prolene®), doku yapıştırıcısı emdirilmiş polipropilen mesh (Tisseel®), dual mesh (Gore® DualMesh®) ve biyolojik mesh (Permacol®). Her hayvanda standart 2×2 cm tam kat abdominal duvar defekti oluşturuldu ve ardından meshler intraperitoneal olarak implante edildi. Postoperatif 30. günde makroskopik adezyonlar Modified Diamond Skalası kullanılarak değerlendirildi. Histopatolojik incelemede fibrozis, inflamasyon, vasküler proliferasyon ve dev hücre reaksiyonu derecelendirildi. İstatistiksel analiz Kruskal–Wallis ve çoklu karşılaştırma testleri ile gerçekleştirildi.

Bulgular:
Prolene mesh en yüksek adezyon şiddetini gösterdi (ortalama Modified Diamond Skoru: 2,80 ± 1,23) ve biyolojik mesh (p=0,010), dual mesh (p=0,002) ve doku yapıştırıcısı emdirilmiş Prolene grubuna (p=0,033) kıyasla anlamlı derecede daha yüksekti. Fibrozis ve inflamasyon en belirgin olarak Prolene ve dual mesh gruplarında gözlenirken, biyolojik mesh grubunda daha hafif reaksiyonlar saptandı (Prolene ile karşılaştırıldığında fibrozis p=0,028; inflamasyon p=0,033). Vasküler proliferasyon ve dev hücre sayıları biyolojik mesh grubunda anlamlı derecede daha düşüktü (sırasıyla p=0,004 ve p<0,001).

Sonuç:
Biyolojik ve dual meshler ile doku yapıştırıcısı ile modifiye edilmiş meshler, işlenmemiş polipropilen mesh ile karşılaştırıldığında anlamlı derecede daha az adezyon oluşumu ve daha düşük histopatolojik yanıt ile ilişkili bulunmuştur. Hiçbir materyal adezyonları tamamen önleyememiş olsa da, düşük poroziteli meshler ve anti-adezif stratejiler intraperitoneal herni onarımında adezyona bağlı morbiditenin azaltılmasında umut verici görünmektedir. Bu bulguların doğrulanması ve optimal mesh seçiminin belirlenmesi için ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

Anahtar Kelimeler: Hayvan Modeli, İnsizyonel Herni, Karın İçi Yapışıklıklar, Cerrahi Mesh


Corresponding Author: Şeref Oray, Türkiye
Manuscript Language: English
×
APA
NLM
AMA
MLA
Chicago
Copied!
CITE
LookUs & Online Makale