BACKGROUND: This study aims to compare the radiological and functional outcomes of long arm casting versus splinting in the nonsurgical treatment of pediatric supracondylar humerus fractures classified as Modified Gartland type I and IIa.
METHODS: Between January 2021 and January 2024, 112 pediatric type I and IIa supracondylar humerus fractures (SCHFs) treated nonoperatively with long arm splinting or casting were evaluated. Baumann angle and lateral capitellohumeral angle (LCHA) were measured pre-reduction, post-reduction, and at weeks 1 and 4. Outcomes were compared using Flynn’s criteria.
RESULTS: Of the 112 patients, 55 had type I (49%) and 57 had type IIa (51%) fractures (mean age: 7.51 years; 69 males, 43 females). Fractures were equally distributed between the right and left sides (n=56 each). Fifty-eight patients were treated with long arm splinting and 54 with long arm casting. Follow-up durations were similar between groups. In the splint group, the mean Baumann angle was 72.1° pre-reduction and 73.2° at week 4; in the cast group, it was 70.7° and 73.4°, respectively. Mean LCHA increased from 43.9° to 50.8° with splinting and from 42.4° to 50.1° with casting. A statistically significant difference was not observed for loss of reduction between the splinting and casting groups (p=0.475). No statistically significant differences were observed in LCHA (p=0.175), Baumann angle values (p=0.485), or Flynn scores (p=0.768) pre- and post-reduction in type I and type IIa SCHFs.
CONCLUSION: Splinting and casting yielded comparable clinical and radiological outcomes in nonsurgically managed Modified Gartland type I and IIa supracondylar humerus fractures. However, splinting stands out as a strong alternative due to its ease of application and lower complication rates.
Keywords: Supracondylar humerus, fractures, elbow, reduction, pediatric.
AMAÇ: Bu çalışma, pediatrik, değiştirilmiş Gartland tip I ve IIa suprakondiler humerus kırıklarının cerrahi dışı tedavisinde uzun kol alçı ve atel uygulamalarının radyolojik ve fonksiyonel sonuçlarını karşılaştırmayı amaçlamaktadır.
GEREÇ VE YÖNTEM: Ocak 2021 ile Ocak 2024 tarihleri arasında, uzun kol alçı veya atel ile cerrahi dışı olarak tedavi edilen 112 pediatrik tip I ve IIa suprakondiler humerus kırığı (SCHF) retrospektif olarak değerlendirildi. Bauman açısı ve lateral kapitellohumeral açı, redüksiyon öncesi, sonrası, 1. hafta ve 4. haftalarda ölçüldü. Klinik ve radyolojik sonuçlar Flynn kriterleri kullanılarak karşılaştırıldı.
BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen 112 hastanın 55’inde tip I (%49), 57’sinde tip IIa (%51) kırık mevcuttu (ortalama yaş: 7.51 yıl; 69 erkek, 43 kız). Kırıklar sağ ve sol dirseklerde eşit dağılım gösterdi (n=56). Elli sekiz hasta uzun kol atel ile, 54 hasta ise uzun kol alçı ile tedavi edildi. Takip süreleri her iki grupta da benzerdi. Atel grubunda ortalama Bauman açısı redüksiyon öncesi 72.1°, 4. haftada 73.2°; alçı grubunda ise sırasıyla 70.7° ve 73.4° olarak ölçüldü. Ortalama lateral kapitellohumeral açı atel ile 43.9°’den 50.8°’ye, alçı ile 42.4°’ten 50.1°’e yükseldi. Atel ve alçı uygulanan gruplar arasında redüksiyon kaybı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir (p=0.475). Tip I ve tip IIa SCHF olgularında, redüksiyon öncesi ve sonrası LCHA (p=0.175), BA değerleri (p=0.485) ile Flynn skorları (p=0.768) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır.
SONUÇ: Cerrahi dışı tedavi edilen değiştirilmiş Gartland tip I ve IIa suprakondiler humerus kırıklarında atel ve alçı uygulamaları benzer klinik ve radyolojik sonuçlar vermektedir. Ancak atel, uygulanabilirliğinin kolaylığı ve daha düşük komplikasyon oranı nedeniyle güçlü bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Suprakondiler humerus, kırık, dirsek, redüksiyon, pediatrik.