A 4-year single-center experience in management of esophageal perforation [Ulus Travma Acil Cerrahi Derg]
Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. Ahead of Print: UTD-79484 | DOI: 10.5505/tjtes.2018.79484  

A 4-year single-center experience in management of esophageal perforation

Serkan Sarı1, Hasan Bektaş1, Kıvılcım Ulusan1, Burak Koçak2, Bünyamin Gürbulak1, Şükrü Çolak1, Ekrem Çakır1, Melis Baykara Ulusan2
1Department of General Surgery, İstanbul Training and Research Hospital, Saglık Bilimleri University, İstanbul, Turkey
2Department of Radiology, İstanbul Training and Research Hospital, Saglık Bilimleri University, İstanbul, Turkey

Objective: Esophageal perforation (EP) is lethal surgical emergency that needs to be diagnosed and treated immediately. Diagnosis and treatment options for EP are limited due to its lower incidence. There are scoring systems proposed for this purpose, however cannot be applied to every patient. Recent trend in the treatment of EP is towards non-operative approach over the surgical treatment methods. The purpose of this study is to evaluate our treatment methods and outcomes of EP patients.
Methods: We retrospectively reviewed 13 patients with EP treated in our clinic between the years of 2013 and 2017. The Pittsburgh severity score (PSS), Systemic condition status, Clavien-Dindo classification (CDC) score were assessed and treatment methods were reviewed. Their effects on morbidity and mortality were examined using Fisher’s exact test and biserial correlation tests.
Results: A total of 13 patients (6 male, 7 female; median age 64 years) were included. Ten patients were managed non-operative and 3 were treated surgically. Two out of 10 patients had additional surgery after non-operative management. The Pittsburgh severity score (PSS), Systemic condition status, Clavien-Dindo classification (CDC) score, duration of stay in hospital, time to diagnosis, presence of hypotension and being in shock were strongly correlated with mortality (p<0.05). The Pittsburgh severity score (PSS), Clavien-Dindo classification (CDC) score and stay in intensive care unit (ICU) were strongly correlated with morbidity (p<0.05). The comparison between non-operative and operative groups did not yield a statistically significant difference on mortality and morbidity.
Conclusions: Even if the scoring systems help to understand the severity of the condition, they are inadequate to determine the treatment option. Early diagnosis and treatment is the most important step in management. Operative and non-operative treatment options are not superior to each other but their complementary use will be more beneficial for the patients.

Keywords: Esophageal perforation, Pittsburgh severity scoring system, Systemic condition scoring system,


Özofagus perforasyonları yönetiminde tek merkez dört yıllık deneyimimiz

Serkan Sarı1, Hasan Bektaş1, Kıvılcım Ulusan1, Burak Koçak2, Bünyamin Gürbulak1, Şükrü Çolak1, Ekrem Çakır1, Melis Baykara Ulusan2
1Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İstanbul Eğitim Araştırma Hastanesi, Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı, İstanbul
2Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İstanbul Eğitim Araştırma Hastanesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı, İstanbul

Amaç: Özofagus perforasyonu (ÖP), hızlı tanı ve tedavi gerektiren, yaşamı tehdit eden acil cerrahi bir durumdur. Nadir görülmesi tanı ve tedavi seçeneklerini sınırlamaktadır. Bu amaçla bazı skorlama sistemleri önerilse de tüm hastalarda uygulanamamaktadır. Son yıllarda ÖP tedavisinde non-operatif seçenekler operatif yöntemlere göre daha ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı ÖP olan hastalarına uygulanan tedavi yöntemlerini ve bunların sonuçlarını değerlendirmektir.
Method: Kliniğimizde 2013 ve 2017 yılları arasında ÖP nedeniyle tedavi gören 13 hasta retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Pitsburg şiddet skorlaması (PŞS), Sistemik kondisyon sınıflaması (SKS), Clavien-Dindo sınıflaması (KDS) tanımlanmış ve tedavi yöntemleri incelenmiştir. Bu parametrelerin morbidite ve mortaliteyle olan ilişkileri Fisher tam olasılık testi ve çift serili korelasyon testi ile değerlendirilmiştir.
Bulgular: Çalışmaya toplamda 13 hasta ( 6 erkek, 7 kadın; ortanca yaş 64 yıl ) dahil edildi. On hastada non-operatif tedavi seçenekleri uygulanırken, 3 hastaya cerrahi prosedürler uygulanmıştır. Non-operatif tedavi seçenekleri uygulanan 10 hastadan ikisine sonrasında ek cerrahi prosedür uygulanmıştır. Pitsburg şiddet skorlaması (PŞS), Sistemik kondisyon sınıflaması (SKS), Clavien-Dindo sınıflaması (KDS) skoru, hastanede kalış süresi, tanıyakadar geçen süre, hipotansiyon varlığı ve şok mortalite ile koreledir (p<0.05). Pitsburg şiddet skorlaması (PŞS), Clavien-Dindo sınıflaması (KDS)skoru ve yoğun bakım ünitesinde kalım morbidite ile güçlü korelasyon göstermektedir (p<0.05). Nonoperatif ve operatif grup arasında mortalite ve morbidite açısından anlamlı fark izlenmemiştir.
Sonuç: Skorlama sistemleri hastalığın şiddetini belirlemede yardımcı olsa da tedavi seçeneklerini belirlemede yetersiz kalmaktadır. Erken tanı ve tedavi hastalığın yönetiminde en önemli unsurdur. Operatif ve non-operatif prosedürlerin birbirine üstünlüğü yoktur. Fakat bu yöntemleri birbirlerinin tamamlayıcısı olarak kullanmak hastalar açısından daha faydalı olacaktır.

Anahtar Kelimeler: Özofagus Perforasyonu, Pittsburgh şiddet skorlama sistemi, Sistemik kondisyon skorlama sistemi




Corresponding Author: Kıvılcım Ulusan, Türkiye


TOOLS
Print
Download citation
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
Share with email
Share
Send email to author

Similar articles
PubMed
Google Scholar


LookUs & OnlineMakale