Comparison of Early and Delayed Diagnosis on Mortality in ERCP Perforations: A High-Volume Patient Experience [Ulus Travma Acil Cerrahi Derg]
Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. Ahead of Print: UTD-61289 | DOI: 10.14744/tjtes.2020.61289  

Comparison of Early and Delayed Diagnosis on Mortality in ERCP Perforations: A High-Volume Patient Experience

Ersin Borazan1, Bugra Tolga Konduk2
1Department of General Surgery, Gaziantep University Medical Faculty, Gaziantep, Turkey
2Department Of Gastroenterology, Gaziantep University Medical Faculty, Gaziantep, Turkey

Background: Although ERCP (Endoscopic retrograde cholangiopancreatography) perforation is a rare complication, it results in high morbidity and mortality. In this study, clinical evaluation was performed in terms of the incidence, clinical data and time of diagnosis for ERCP perforations that were either surgically or medically treated. In order to reduce the ERCP perforations and related mortality, we aimed to reveal the clinical features and compare with the literature.
Methods: In this clinical retrospective study, a total number of 51 perforations were detected in a total number of 8676 ERCP procedures performed in the past 8 years in our hospital. We compared the two groups: early diagnosed patients [Group 1: n= 40] and the delayed diagnosed patients [Group 2: n=11] in terms of primary diagnosis, blood and biochemical tests before ERCP, perforation type, treatment method, clinical features, length of stay, and mortality. Moreover, these groups were compared in terms of stent placement, papillotomy choledochal dilatation and the number of ERCP procedure.
Results: The ERCP perforation rate in our hospital was 0.59%. The majority of patients who underwent ERCP procedures was due to the choledocholithiasis and periampullary tumors. The mean age was 62.78 ± 17.13 (24-89 years old) and 56.9% of the patients (n: 29) were women. Stapfer type II perforations (49%) were the most common type of perforation. However, 62.5% of the total mortality was occurred in the patients with type I perforation. The overall mortality rate was 13.72% (n: 7). The duration of hospitalization (13.38±10.09 days) was higher in the patients who were treated surgically (n: 24). Choledochal stents were utilized mostly in the medically treated patients (74.1%) (p: 0.039). The patients in the Group 1 was detected visually by the operator during the ERCP, by leakage of contrast substance (13/40) or by abdominal tomography due to clinical suspicion. The patients in the Group 2 had higher pre-ERCP leukocyte levels (p= 0.044). The urgent surgery requirement in the Group 2 was 72.7% while the mortality rate was 36.4%. Significant mortality difference was observed between the early and late detection of perforations, indicating a higher rate in the Group 2 (p = 0.014).
Conclusion: In the patients who were diagnosed early, less surgical interventions were required, except for the type I perforations. Type II perforations can often be safely treated non-surgically if there are no signs of acute abdomen and sepsis. Early diagnosis and treatment significantly reduces ERCP-related mortality.

Keywords: Early diagnosis, Endoscopic retrograde cholangiopancreatography, Mortality, Perforation, Surgery.


ERCP Perforasyonlarında Erken ve Gecikmiş Tanının Mortalite ile Karşılaştırılması: Yüksek Hacimli Hasta Deneyimi

Ersin Borazan1, Bugra Tolga Konduk2
1Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı, Gaziantep, Türkiye
2Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Gastroenteroloji Bilim Dalı, Gaziantep, Türkiye

Amaç: ERCP perforasyonu nadir görülen, fakat mortalitesi yüksek seyredebilen bir komplikasyondur. Bu çalışmada cerrahi veya medikal tedavi edilen ERCP perforasyonlarına insidans, klinik veriler ve tanı zamanına göre klinik değerlendirme yapıldı. ERCP perforasyonlarının azaltılabilmesi için klinik özelliklerinin ortaya konulması, literatür ile karşılaştırılması ve mortalitenin azaltılması hedeflendi.
Gereç ve Yöntem: Bu klinik retrospektif çalışmada 8 yılda yapılan tüm ERCP işlemleri (n: 8676) içinde 51 perforasyon saptandı. Erken tanı konulan [Grup 1: 40], geç tanı konulan [Grup 2: 11] gruplar primer tanıları, ERCP öncesi kan ve biyokimyasal tetkikleri, perforasyon tipi, tedavi yöntemi, klinik özellikleri, yatış süresi, mortalite yönünden karşılaştırıldı. Ek olarak ERCP sırasında papillotomi, stent yerleştirilmesi, koledok dilatasyonu, ERCP işlemi sayısı yönünden karşılaştırıldı.
Bulgular: Hastanemizde ERCP perforasyonu oranı %0.59’du. Hastaların çoğunluğu koledokolitiazis ve periampuller tümörlerdi. Yaş 62.78±17.13 (24-89), %56.9 (n: 29) kadındı. En sık stapfer tip II perforasyonlar (%49) görüldü. Ancak mortalitenin %62.5’i stapfer tip I’di. Toplam mortalite %13.72 (n: 7) idi. Cerrahi tedavi edilen hastaların (n: 24) yatış süresi (13.38±10.09 gün) daha fazla idi. Medikal tedavi edilenlere (%74.1) daha çok koledok stenti yerleştirilmişti (p: 0.039).
Grup 1, ERCP sırasında görsel olarak veya kontrast madde kaçağı (13/40) ile veya şüphe nedeniyle tomografi ile tespit edildi. Grup 2 hastaların Pre-ERCP lökosit seviyesi daha yüksekti (p: 0.044). Acil cerrahi gereksinimi %72.7 ve mortalite %36.4 idi. Perforasyonunun erken ve geç farkedilmesi arasında mortalite açısından farklılık belirlendi (p=0.014).
Sonuç: Erken tanı konulanlarda, tip I perforasyonlar hariç, daha az cerrahi gereksinim olmuştur. Tip II perforasyonlar, akut karın ve sepsis bulguları yok ise, çoğunlukla non-operatif güvenli bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Erken tanı ve tedavi mortaliteyi azaltmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Erken tanı, Endoskopik retrograt kolanjiopankreatografi, Mortalite, Perforasyon, Cerrahi.




Corresponding Author: Ersin Borazan, Türkiye


TOOLS
Print
Download citation
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
Share with email
Share
Send email to author

Similar articles
PubMed
Google Scholar


LookUs & OnlineMakale