Factors affecting mortality in traumatic diaphragm ruptures [Ulus Travma Acil Cerrahi Derg]
Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. Ahead of Print: UTD-58133 | DOI: 10.14744/tjtes.2019.58133  

Factors affecting mortality in traumatic diaphragm ruptures

Serhat Tokgöz, Muzaffer Akkoca, Yasin Uçar, Kerim Bora Yilmaz, Özgür Sevim, Görkem Gündoğan
University of Health Sciences, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Research and Training Hospital Department of General Surgery, Ankara, Turkey

Background: Traumatic diaphragm ruptures (TDR) are rarely seen. Although it does not cause morbidity in the acute period, undiagnosed TDR can cause clinical states such as herniation, strangulation, pneumonia, pleural effusion, empyema, and cardiac tamponade, which have high morbidity and mortality rates in the late period. The aim of this study was to evaluate the epidemiology, clinical characteristics, diagnosis and treatment methods of TDR encountered in thoraco-abdominal trauma and to identify the factors affecting mortality.
Methods: A retrospective examination was made of patients operated on in our clinic because of traumatic diaphragm injury between January 2012 and December 2017. Each patient operated on because of traumatic diaphragm injury was evaluated in respect of age, gender, manner of injury, preoperative examination findings, laboratory test results, imaging methods, time of diagnosis, operation findings, concomitant injuries to other organs, operations performed, length of stay in hospital, the development of postoperative morbidity and mortality, and the calculated Abbreviated Injury Scale (AIS) and Injury Severity Score (ISS).
Results: Between January 2012 and December 2017, a total of 1066 patients were operated on in our clinic because of thoraco-abdominal trauma, and of these 45 were determined with TDR. Of these 45, surgery was applied because of penetrating trauma in 32 cases (7 firearms injuries, 25 penetrating cutting injuries), blunt trauma in 9 cases, and in 4 cases, diaphragm rupture was seen to have developed associated with iatrogenic injury during an operation. The most common injuries concomitant to traumatic diaphragm rupture were hemopneumothorax (70%), liver (43%), spleen (32%), colon (20%), stomach (17%) injuries and rib fractures (15%), respectively. Mortality developed in 7 (17%) patients; 5 patients were lost because of hemorrhagic shock intraoperatively or in the early postoperative hours, and 2 because of multiorgan failure during follow-up in the intensive care unit.
Conclusion: In high energy blunt and penetrating thoraco-abdominal traumas, diaphragm injuries should be suspected. Factors affecting mortality were found to be the AISS, ISS, number of concomitant organ injuries and the combination with pneumohemothorax

Keywords: Diaphragmatic Rupture, Thoracoabdominal Trauma, Diaphragmatic Hernia


Travmatik diyafragma yaralanmalarında mortaliteye etkili faktör

Serhat Tokgöz, Muzaffer Akkoca, Yasin Uçar, Kerim Bora Yilmaz, Özgür Sevim, Görkem Gündoğan
Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği, Ankara, Türkiye

Amaç: Travmatik diyafragma rüptürleri (TDR) nadir görülür. Genellikle akut dönemde morbiditeye neden olmazlar, ancak klinik tanı konulamayan tüm TDR’ler geç dönemde herniasyon, strangulasyon, pnömoni, pleural effüzyon, ampiyem, kalp tamponadı ve solunum bozuklukları gibi morbidite ve mortalitesi yüksek klinik durumlara neden olabilir. Bu çalışmada travmatik diyafragma rüptürünün epidemiyolojisi, klinik özellikleri, tanı, tedavi yöntemleri ve mortalite üzerine etkili faktörleri değerlendirildi.
Gereç ve Yöntem: Ocak 2012- Aralık 2017 tarihleri arasında kliniğimizde travmatik diyafragma yaralanması nedeni ile ameliyat edilen hastaların kayıtları retrospektif olarak incelendi. Travmatik diyafragma rüptürü nedeni ile ameliyat edilen hastaların; yaş, cins, yaralanma şekli, operasyon öncesi muayene bulguları, laboratuar tetkikleri, görüntüleme yöntemleri, tanı konulma zamanları, operasyon bulguları, eşlik eden diğer organ yaranlamaları, yapılan operasyonlar, hastane kalış süreleri, post operatif dönemde gelişen mortalite ve morbiditeler Abbreviated Injury Scale ( AIS) ve Injury Severty Score ( ISS)’ ları incelendi.
Bulgular: Ocak 2012- Aralık 2017 tarihleri arasında kliniğimizde torakoabdominal travma nedeniyle 1066 hasta opere edildi ve bu hastalardan 45’ine diyafragma rüptürü tanısı konuldu. 45 hastanın 32’sinde penetran travmaya (7 ateşli silah 25 delici kesici alet yaralanması), 9’unda künt travmaya ve 4 hastada ise intraabdominal kitle nedeniyle opere edildiği sırada oluşan iyatrojenik yaralanmaya bağlı diyafragma rüptürü geliştiği görüldü. Travmatik diyafragma rüptürüne en sık eşlik eden yaralanmalar sırasıyla hemopnömotoraks(%70), karaciğer (%43), dalak (%32), kolon (%20), mide(%17 ), ve kot fraktürü (%15) yaralanmalarıydı. Mortalite toplamda yedi ( %17) hastada görüldü; beş hasta hemorajik şok nedeniyle intraoperatif veya post operatif erken saatlerde kaybedilirken, iki hasta yoğun bakım takiplerinde multiorgan yetmezliğine bağlı kaybedildi.
Sonuç: Yüksek enerjili künt ve penetran torako-abdominal travmalarda diyafragma rüptüründen şüphelenmek gerekir. Mortalite üzerine etkili faktörler AIS, ISS, eşlik eden organ yaralanması sayısı ve pnömo-hemotoraks birlikteliği olarak bulundu

Anahtar Kelimeler: Diyafragma Rüptürü, Torakoabdominal Travma, Diyafragmatik herni




Corresponding Author: Serhat Tokgöz, Türkiye


TOOLS
Print
Download citation
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
Share with email
Share
Send email to author

Similar articles
PubMed
Google Scholar


LookUs & OnlineMakale