A Descriptive Study of Facial Lacerations Presenting to Pediatric Emergency in Turkey [Ulus Travma Acil Cerrahi Derg]
Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. Ahead of Print: UTD-57879 | DOI: 10.14744/tjtes.2020.57879  

A Descriptive Study of Facial Lacerations Presenting to Pediatric Emergency in Turkey

Abbas Albayati1, Burak Ozkan1, Atilla Eyuboglu2, Cagri A Uysal1, Nilgun M Ertas1
1Department of Plastic, Reconstructive and Aesthetic Surgery, University of Baskent Faculty of Medicine, Ankara-Turkey
2Department of Plastic, Reconstructive and Aesthetic Surgery, Memorial Bahcelievler Hospital, Istnabul-Turkey

BACKGROUND: Soft tissue trauma of the face is considered as a leading cause of presentation and referral to the pediatric emergency department. The aim of this study is to evaluate the demographics properties of facial injuries presenting to the pediatric emergency.
METHODS: A total of 1160 patients presented with a simple facial laceration to the pediatric emergency department of Başkent University were reviewed from 2011 to 2017. Patients up to 18 years of age were included. We evaluated demographics about patients’ age, sex, the cause of injury, the location of laceration and timing of the injury. Age was categorized according to the National Institute of Child Health and Human Development (NICHD) pediatric terminology into five groups: 0-12 months, 12 months-2 years, 2-5 year, 6-11 year, and 12-18 years. The following analyses were done to each age group: number of cases, male to female predominance, timing of injury (e.g. early morning, afternoon, evening, late evening and at night), the place that the injury has occurred (e.g. at home, at school, in sport hall), the cause of injury (fall, hitting a hard subject, sport-related), the location of laceration (forehead, periorbital area, cheek, perioral area, nose, submental area), and the incidence according to the season.
RESULTS: Number and relative percentages of cases were as follows: 0-12 months (n=127, 10.9%), 12-24 months (n=113, 9.7%), 3-5 years (n=385, 33.1%), 6-11 years (n=403, 34.7%) and 12-17 years (n=132, 11.3%). The average age of children was 6.5 year (range, 5 month - 17.9 year). The age group 6-11 showed a higher incidence compared to other age groups (n=403, 34.7%). Fifty-three percent of the population was younger than 6 years and there was a male predominance in all age groups.
CONCLUSION: The demographic data provided in this study can be useful in trauma prevention programs which are effective in reducing the incidence, the nature and the severity of facial lacerations. Parents should be reminded of age-specific preventive measures in injury avoidance.

Keywords: Demography, Fall, Facial wounds


Pediatrik Acile Başvuran Yüz Bölgesindeki Laserasyonların Tanımlayıcı İncelenmesi

Abbas Albayati1, Burak Ozkan1, Atilla Eyuboglu2, Cagri A Uysal1, Nilgun M Ertas1
1Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı, Ankara
2Memorial Bahçelievler Hastanesi, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı, İstanbul

AMAÇ: Yüz travması pediatrik çağında son derece yaygındır. Pediatrik acile sevk ve başvuruların önde gelen sebeplerin arasında düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı yüz kesileri ile pediatrik acile başvuran hastaların demografik özelliklerinin incelenmesidir.
GEREÇ VE YÖNTEM: 2012 ile 2017 yıllar arasında basit yüz laserassyonu ile Başkent Üniversitesi Hastanesi pediatrik acil servisine başvuran toplam 1160 hasta geriye dönük olarak incelendi. 18 yaşına kadar olan hastalar çalışmaya dahil edildi. Tüm hastalar Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi tarafınca müdahele edildi. Ağız içi ve maksillofasıyal fraktürleri ile ilişkili yüz kesileri olan hastalar çalışmadan dahil edilmedi. Hastaların yaşı, cinsi, travmanın sebebi, laserasyonun konumu, travmanın zamanlaması ile ilgili bilgiler toplandı. Yaş Ulusal Çocuk Sağlığı ve İnsan Gelişimi Enistitüsü (NICHD) pediatrik terminolojisine göre 5 gruba sınıflandırıldı: 0-12 ay (süt çocukluğu dönemi), 12 ay-2 yıl (oyun çocukluğu dönemi, veya toddler yaş grubu), 2-5 yıl (erken çocukluk), 6-11 yıl (orta çocukluk), ve 12-17 yıl (püberte). Her yaş grubuna aşağıdaki analizler yapıldı: vaka sayısı, erkek-kadın oranı, travmanın ve hastaneye başvurunun zamanlaması (Örn. Sabahleyin, öğleden sonra, akşam, geç akşam ve gece), travmanın gerçekleştiği alan (Örn. Evde, okulda, spora salonunda..vs), mevsime göre insidans, travmanın türü (Örn. Düşme, kafayı sert bir objeye vurmak..vs), ve laserasyonun lokalizasyonu (alın, periorbital, yanak..vs).
BULGULAR: Bu çalışmaya toplam 1160 hasta dahil edildi. Olguların sayısı ve oranları aşağıdaki gibidir: 0-12 ay (n=127, %10.9), 12-24 ay (n=113, %9.7), 3-5 yıl (n=385, %33.1), 6-11 yıl (n=403, %34.7) ve 12-17 yıl (n=132, %11.3). Çocukların ortalama yaşı 6.5 yıl (ortalık, 5 ay-17.9 yıl). Popluasyonun %35’i 6 yaşından küçüktü. En yüksek insidans 6-11 yaş grubunda görüldü. Genel olarak erkek hastalar olguların çoğunluğunu oluşturmaktaydı (%59.31).
TARTIŞMA: Bu veriler yüz kesisi ile acil servisine başvuran hastalar ile ilgili detaylı bir yorum ve gözlem sunmuştur. Bu çalışmalar Türkiyedeki yüz travması geçiren çocukların yüz kesilerinin tabiatı, oranı ve şiddetini azaltacak yaralanma önleme programlarında faydalıdır. Bu tür yaralanmalar ile ilgilenen plastik cerrah ve diğer sağlık personellerinin yaralanma önleme tavsiyelerinde bulunmaları çocukluk çağı yaralanma oranlarının azaltmasında yararlıdır.

Anahtar Kelimeler: Demografi, Düşme, Yüz kesileri




Corresponding Author: Abbas Albayati, Türkiye


TOOLS
Print
Download citation
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
Share with email
Share
Send email to author

Similar articles
PubMed
Google Scholar


LookUs & OnlineMakale