Spontaneous abdomen and abdominal wall hematomas due to anticoagulant/antiplatelet use; Single center, surgeons perspective [Ulus Travma Acil Cerrahi Derg]
Ulus Travma Acil Cerrahi Derg. Ahead of Print: UTD-32485 | DOI: 10.14744/tjtes.2019.32485  

Spontaneous abdomen and abdominal wall hematomas due to anticoagulant/antiplatelet use; Single center, surgeons perspective

Muhammet Kadri Çolakoğlu, Ali Özdemir, Süleyman Kalcan, Ali Demir, Gökhan Demiral, Ahmet Pergel
Department of General Surgery, Ministry of Health Recep Tayyip Erdoğan University Education and Research Hospital, Rize

Introduction
The incidence of abdominal wall hematomas increased after the introduction of anticoagulant and antiplatelet drugs in clinical practice. These patients are usually old in age and have more than one comorbidities. Most spontaneous hematomas tend to limit itself and conservative treatment with close follow up is usually enough but surgery is an option that should be decided critically. Unnecessary surgical interventions could worsened the situation. The aim of this study is to analyze the results of patients under anticoagulant/antiplatelet treatment and with spontaneous abdominal wall hematomas from surgeons perspective.
Material and Methods
This is a retrospective study that the medical records of 43 patients who were under anticoagulant/antiplatelet theraphy and consulted to our general surgery clinic because of spontaneous abdomen and abdominal wall hematoma between January-2016 and September-2018 were reviewed.
Results
Most of the cases were presented with abdominal pain. Thirty of these patients were female (69.7%). The mean age was 69.32 years. More than half of the patients (58.1%) were referred from emergency department. All of the cases were under anticoagulant and antiplatelet treatment for several reasons. With presenting sign and symptoms and after evaluation of laboratory tests, computed tomography was performed to 30 patients (69.7%) as an initial test. USG and MRI were the other methods used. The most common diagnosis wass rectus sheath hematoma (n=16; 37.2%) and followed by intestinal and colon wall, lombar, psoas, pelvic and retroperitoneal hematoma in decreasing order. Among 43 patients, 39 patients (90,6%) followed with conservative treatment and two patients were treated with transcatheter arterial embolization. Two patients (4.6%) were died on day 1 and 11 after diagnosis. No surgery needed for all patients.
Conclusion
Early recognition, hospitalization of risky patients, close follow-up of hemodynamic parameters, patients response to conservative treatment and minimal invasive methods are key points. Conservative care is the choice of treatment but surgery must always kept in mind in hemodynamic unstable patients.

Keywords: Abdominal wall, hematoma, anticoagulant, antiplatelet


Antikoagulan/antiplatelet kullanımına bağlı spontan abdomen ve abdominal duvar hematomları; Tek merkez, cerrah perspektifi

Muhammet Kadri Çolakoğlu, Ali Özdemir, Süleyman Kalcan, Ali Demir, Gökhan Demiral, Ahmet Pergel
T.C Sağlık Bakanlığı Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı, Rize

Amaç
Abdominal duvar hematomlarının insidansı, klinik uygulamada antikoagülan ve antiplatelet ilaçların kullanılmasından sonra artmıştır. Bu hastalar genellikle yaşlıdır ve birden fazla komorbiditeye sahiptirler. Çoğu spontan hematom kendini kısıtlama eğilimindedir ve yakın takip ile konservatif tedavi genellikle yeterlidir ancak cerrahi, kritik olarak karar verilmesi gereken bir seçenektir. Gereksiz cerrahi müdahaleler durumu daha da kötüleştirebilir. Bu çalışmanın amacı, antikoagülan / antiplatelet tedavi altındaki ve spontan abdominal duvar hematomları olan hastaların sonuçlarını cerrahi perspektiften incelemektir.
Gereç ve Yöntem
Bu çalışma, Ocak-2016 ve Eylül-2018 yılları arasında antikoagülan / antiplatelet tedavi gören ve spontan abdomen ve abdominal duvar hematomu nedeniyle genel cerrahi kliniğimize başvuran 43 hastanın tıbbi kayıtlarının gözden geçirildiği bir retrospektif çalışmadır.
Bulgular
Olguların çoğu karın ağrısı ile başvurdu. Bu hastaların 30'u kadındı (% 69.7). Yaş ortalaması 69.32 idi. Hastaların yarısından fazlası (% 58.1) acil servisten refere edildi. Olguların tamamı çeşitli nedenlerle antikoagülan ve antiplatelet tedavi altındaydı. Belirti ve semptomların izlenmesi ve laboratuvar testlerinin değerlendirilmesinden sonra 30 hastaya (% 69.7) başlangıç testi olarak bilgisayarlı tomografik görüntüleme uygulandı. USG ve MRI kullanılan diğer yöntemlerdi. En sık rastlanan tanı rektus kılıf hematomuydu (n = 16;% 37.2) ve bunu sırasıyla bağırsak ve kolon duvarı, lombar, psoas, pelvik ve retroperitoneal hematom izledi. 43 hastadan 39'una (% 90,6) konservatif tedavi uygulandı ve iki hastaya transkateter arteriyel embolizasyon uygulandı. Tanıdan sonraki 1. ve 11. günde iki hasta (% 4.6) öldü. Tedavi için cerrahi uygulama gerekmedi.
Sonuç
Erken tanı, riskli hastaların hastaneye yatırılması, hemodinamik parametrelerin yakın takibi, konservatif tedaviye yanıt verme ve minimal invaziv yöntemler tedavide önemli noktalardır. Konservatif bakım ilk tedavi seçeneğidir ancak hemodinamik stabil olmayan hastalarda her zaman cerrahi akılda tutulmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Abdominal duvar, hematom, antikoagülan, antiplatelet




Corresponding Author: Muhammet Kadri Çolakoğlu, Türkiye


TOOLS
Print
Download citation
RIS
EndNote
BibTex
Medlars
Procite
Reference Manager
Share with email
Share
Send email to author

Similar articles
PubMed
Google Scholar


LookUs & OnlineMakale